
Kısa cevap: sırası var. Önce teknik engeller kaldırılır, sonra hangi sayfanın hangi aramaya çalıştığı netleşir, sonra içerik o soruya gerçekten cevap verir hâle gelir, en son otorite gelir. Sırayı atlayarak ilerlemek, en sık yapılan ve en pahalı hata.
Neden sıra önemli?
Çünkü her adım bir öncekine bağlı. Taranamayan bir sayfa ne kadar iyi yazılırsa yazılsın sıralamaya giremez. Doğru kelimeye çalışmayan bir sayfa ne kadar uzun olursa olsun aranan şeye cevap vermez. Kimsenin link vermediği zayıf bir içerik, otorite çalışmasıyla kurtarılamaz.
İnsanlar genelde dördüncü adımdan başlıyor: link almaya çalışıyor. Birinci adım bozukken bu, boşa harcanan bütçe oluyor.
1. Teknik engeller kalkıyor mu?
İlk soru: Google sayfayı görebiliyor ve dizine alabiliyor mu? Kontrol listesi kısadır. robots.txt taramayı engellemiyor, sayfada noindex yok, kanonik etiket doğru sayfayı gösteriyor, sayfa makul sürede açılıyor, site haritası güncel.
Bu adım genelde haftalar içinde tamamlanır ve etkisi de en hızlı burada görülür. Dizine girmeyen bir sayfa dizine girdiğinde kazanç yüzde olarak değil, sıfırdan bir şeye geçiş olarak gelir.
2. Hangi sayfa hangi aramaya çalışıyor?
İkinci adım eşleştirme. Her hedef arama için tek bir sayfa olmalı ve o sayfa o aramaya cevap veriyor olmalı.
En sık gördüğüm sorun burada: aynı kelimeyi üç dört sayfa birden hedefliyor. Google hangisini göstereceğine karar veremiyor ve çoğu zaman hiçbirini üst sıraya koymuyor. Buna kelime çakışması deniyor ve çözümü yeni sayfa açmak değil, mevcutları birleştirmek.
Bir de niyet uyuşmazlığı var. “Siyah deri çanta” diye arayan kişi ürün listesi görmek ister; siz ona blog yazısı çıkarıyorsanız eşleşme yanlıştır.
3. İçerik o soruya gerçekten cevap veriyor mu?
Üçüncü adımda içerik gelir. Burada ölçü uzunluk değil, cevabın yeterliliği.
Pratik bir test: arama sonucunun ilk sayfasındaki sayfalara bakın ve şunu sorun, benim sayfamda onlarda olmayan ne var? Cevap “daha uzun” ise yeterli değil. Kendi veriniz, kendi örneğiniz, kendi ekran görüntünüz ya da sizden başkasının bilmediği bir ayrıntı olmalı.
Bu adımın etkisi genelde üç ayı bulur, çünkü Google değişikliği görüp değerlendirmek için zaman alır.
4. Otorite
En son adım. Başka sitelerin size link vermesi, markanızın adının geçmesi, sektörde tanınırlık. Bunlar gerçekten etkili, ama ilk üç adım tamamlanmadan buraya yatırım yapmak verimsiz.
Satın alınan linklerden uzak durun; Google bunları tespit ediyor ve manuel işlem riski taşıyor. Doğal yol daha yavaş ama kalıcı: gerçekten alıntılanacak bir şey üretmek.
Hangi adım ne kadar sürer?
| Adım | Tipik süre | Etkinin görülme biçimi |
|---|---|---|
| Teknik engeller | 1-4 hafta | Dizine giren sayfa sayısında artış |
| Eşleştirme | 2-6 hafta | Gösterimde artış, sıralamada toparlanma |
| İçerik | 3 ay ve üzeri | Hedef kelimelerde kademeli yükselme |
| Otorite | 6 ay ve üzeri | Rekabetçi kelimelerde giriş |
Bu süreler ortalama. Yeni bir sitede hepsi uzar, oturmuş bir sitede kısalır.
İlk sayfa garanti edilebilir mi?
Hayır. Sıralamayı belirleyen sistem size ait değil ve rakipleriniz de çalışıyor. Garanti verilebilecek şey, hangi işlerin yapılacağı ve ne zaman teslim edileceğidir. Sıra garantisi veren birine temkinli yaklaşın.
Hangi aramada ilk sayfa gerçekçi?
Bu sorunun cevabı niyet ve rekabetle ilgili. Aynı sektörde iki arama, zorluk olarak birbirinden on kat farklı olabiliyor.
Genel ve tek kelimelik aramalarda ilk sayfa, uzun süredir çalışan büyük sitelerin elinde oluyor. Yeni ya da küçük bir sitenin oraya girmesi aylar değil yıllar alıyor. Daha dar ve daha belirli aramalarda durum tamamen farklı; orada rekabet ölçülebilir ve kazanılabilir.
Kendi işlerimde şöyle bakıyorum: önce şu an üstte çıkan on sonucu açıyorum. Hepsi büyük markaysa o aramayı sıraya almıyorum. Arasında küçük siteler, blog yazıları ve forum sonuçları varsa o arama girilebilir demektir.
Anahtar kelime seçimi nasıl yapılır?
Arama hacmine bakarak başlamak yaygın bir hata. Hacim yüksekse rekabet de yüksek oluyor ve o aramadan gelen kişi genelde satın almaya en uzak kişi.
Ben niyetten başlıyorum. Müşterinizin satın almadan önce sorduğu soruları yazın. Nasıl seçilir, hangisi daha iyi, ne kadar sürer, kimler kullanır, fiyatını ne etkiler. Bu soruların hepsi bir arama demek ve her birinin karşılığında bir sayfa olabilir.
Bu yaklaşımın avantajı şu: hacmi düşük ama niyeti yüksek aramalarda ilk sayfaya çıkmak hem daha kolay hem daha kârlı. Ayda yüz arama alan bir ifadede birinci olmak, ayda on bin arama alan bir ifadede on beşinci olmaktan daha fazla iş getiriyor.
Bir sayfa kaç aramaya çalışabilir?
Aynı niyeti taşıyan birden fazla aramaya çalışabilir, farklı niyetleri taşıyanlara çalışamaz.
Örnek vermek gerekirse “siyah deri bot” ile “deri bot siyah” aynı niyettir, tek sayfa ikisini de karşılar. Ama “deri bot nasıl temizlenir” farklı bir niyettir; o kişi satın almak değil bilgi almak istiyor ve ona ayrı bir sayfa gerekiyor.
Bunu karıştırmak iki soruna yol açıyor. Ya sayfa her şeyi anlatmaya çalışıp hiçbirinde iyi olmuyor, ya da aynı niyet için açılmış iki sayfanız birbiriyle yarışmaya başlıyor.
İkinci durum düşündüğünüzden yaygın. Blog yazısı ile kategori sayfası aynı aramaya çalışıyorsa, Google hangisini göstereceğine karar veremiyor ve ikisi de olması gerekenden aşağıda kalıyor.
Dış linkler olmadan olur mu?
Rekabetin düşük olduğu aramalarda olur, yüksek olduğu aramalarda zor. Bunu söylemek moral bozuyor ama gerçek bu.
İyi haber şu: satın alınmış linklere ihtiyaç yok, zaten riskli. İşe yarayan şeyler daha sıkıcı. Gerçek bir iş yapıp onu anlatmak, sektör yayınlarına içerik vermek, kendi verinizi paylaşmak, işletme kayıtlarınızı düzgün kurmak.
Link sayısı da tek başına bir hedef değil. Konusu alakasız yüz link, konusu yakın üç linkin yaptığı işi yapmıyor.
Ne kadar beklemek gerekiyor?
Dürüst aralık vermek gerekirse, teknik engeller kalktıktan sonra mevcut sayfalarda hareket bir ile üç ay içinde başlıyor. Yeni açılan sayfaların oturması üç ile altı ay alıyor. Yeni bir alan adıysa bu sürelerin üzerine eklemek gerekiyor.
Bu arada sabit kalan bir şey var: ilerlemeyi ölçebilmek. Başlangıç kaydı almadan başlarsanız, altıncı ayda işe yarayıp yaramadığını tartışırken elinizde veri değil his oluyor.
Sayfa içinde neye dikkat edilir?
Teknik taraf temizse ve doğru aramayı seçtiyseniz, kalan iş sayfanın kendisinde. Sırası şöyle işliyor.
Başlık, o aramayı yapan kişinin aradığı şeyi söylüyor olmalı. Marka adını başa koymak yaygın bir alışkanlık ama çoğu zaman yeri değil; insanlar markanızı değil çözümü arıyor.
İlk paragraf sorunun cevabını veriyor olmalı. Girişte kendinizi tanıtmaya başlarsanız okuyan kişi geri dönüyor. Cevabı en başta verip detayı aşağıda açmak hem okuyana hem arama motoruna daha iyi hizmet ediyor.
Ara başlıklar soru biçiminde olduğunda hem gezinmeyi kolaylaştırıyor hem de o soruların kendisi birer arama oluyor.
Bir de şu: sayfada o konuda gerçekten yeni bir şey olmalı. Kendi ölçümünüz, kendi fiyat aralığınız, kendi tecrübenizden bir örnek. İnternetteki ilk on sonucun söylediğini tekrar eden onbirinci sayfanın üste çıkma sebebi yok.
Yerel aramalarda durum farklı mı?
Evet ve bu fark önemli. Yer belirten aramalarda sonuç sayfasının üstünde harita sonuçları çıkıyor ve oraya girmenin yolu klasik sayfa optimizasyonu değil.
Orada belirleyici olan şeyler farklı: işletme kaydınızın doluluğu, kategori seçimi, yorum sayısı ve yorumlara verilen cevaplar, adres ve çalışma saatlerinin tutarlılığı, yüklenen görseller.
Fiziksel bir hizmet veriyorsanız işletme kaydınızı düzenlemek, muhtemelen sitenizde yapacağınız her şeyden daha hızlı sonuç veriyor. Üstelik ücretsiz ve bir öğleden sonrada bitiyor.
Özetle
İlk sayfaya çıkmanın sırası şu: teknik engelleri kaldır, hangi sayfanın hangi aramaya çalıştığını netleştir, o sayfayı o soruya gerçekten cevap verecek hâle getir, sonra otorite tarafına geç. Sırayı atlayıp doğrudan içerik üretmek ya da link peşine düşmek, çoğu zaman harcanan emeğin karşılığını vermiyor.
Bir de hedefi doğru kurmak gerekiyor. İlk sayfa bir amaç değil, araç. Doğru aramada ikinci sırada olmak, yanlış aramada birinci olmaktan çok daha değerli.
Son bir not
Buradaki sıra, kendi işlerimde takip ettiğim sıra. Atlanabilir görünen adımlar var ama atladığımda sonradan geri dönmek zorunda kaldığım için yazıyorum: teknik taraf temizlenmeden içerik üretmek, en pahalı kestirme yol.