
Kısa cevap: kategori metni, o kategoriyi arayan kişinin sorusunu karşılamak için yazılır. Ürün listesinin altında durur, iki yüz ile dört yüz kelime arasında olur ve içinde seçim yapmaya yardım eden gerçek bilgi bulunur. Anahtar kelime tekrarı için yazılan metinler artık işe yaramıyor.
E-ticaret sitelerinde yaptığım işlerde en büyük kazanç neredeyse hep burada çıkıyor. Sebebi basit: kategori sayfaları mağazanın en çok arama alan sayfaları ve çoğu mağazada bu sayfalarda tek satır metin yok.
Kategori metni ne işe yarıyor?
Üç işi var ve üçü de ölçülebilir.
Sayfaya anlatacak bir şey veriyor. Ürün listesi tek başına, o kategoriyi arayan kişinin sorusuna cevap vermiyor. Listedeki ürün adları da birbirine benziyor, yani sayfanın kendine ait bir anlatısı olmuyor. Google’a gösterecek bir şey kalmıyor.
Ziyaretçinin seçim yapmasına yardım ediyor. Otuz ürünün arasında kalan kişi genelde çıkıp gidiyor. “Günlük kullanım için şunu, yoğun kullanım için şunu seçin” diyen iki satır, dönüşümü doğrudan etkiliyor.
İç link kuruyor. Metnin içinden alt kategorilere ve ilgili rehber yazılarına verilen linkler, hem ziyaretçiyi hem Google’ı doğru yere taşıyor.
Üçünü birden yapmak mümkün ve metni uzatmayı gerektirmiyor. İki yüz kelimeyle üçü de yapılabiliyor.
Kaç kelime olmalı?
Kesin bir sayı yok ama pratik bir aralık var: iki yüz ile dört yüz kelime. Alt kategoriler için yüz elli kelime de yeterli olabiliyor; ana kategorilerde dört yüze kadar çıkmak mantıklı.
Uzunluğu hedef yapmayın. Sekiz yüz kelimelik dolgu metin, iki yüz kelimelik gerçek metinden daha kötü iş yapıyor. Hem ziyaretçi okumuyor hem de Google içeriğin değerini uzunluktan ölçmüyor.
Şu testi uygulayın: yazdığınız metni okuyan biri, o kategoriden alışveriş yapmaya daha hazır hâle geliyor mu? Gelmiyorsa metin uzun değil, boş.
Bir not: kelime sayısı için paragraf şişirmek yerine bilgi ekleyin. Beden tablosu, malzeme farkları, bakım bilgisi, hangi durumda hangi seçenek. Bunlar hem kelime sayısını doğal şekilde artırıyor hem gerçekten işe yarıyor.
Metin ürün listesinin üstünde mi altında mı durmalı?
Altında. Bu konuda tereddüt etmeyin.
Ziyaretçi o sayfaya ürün görmeye geliyor. Üstte dört paragraf metin varsa ürünlere ulaşmak için kaydırması gerekiyor ve bir kısmı o noktada çıkıyor. Özellikle mobilde bu etki belirgin.
Google’ın metni görmesi için üstte olması gerekmiyor. Sayfadaki konumun sıralamaya etkisi, ziyaretçi kaybetmenin etkisinden küçük.
Üstte kısa bir giriş istiyorsanız bir ya da iki cümleyle sınırlayın. Asıl metin alta, ürün listesinden sonra gelsin. Bazı temalarda bu alan hazır geliyor; gelmiyorsa tema tarafında eklenmesi gerekiyor.
Başlık yapısı nasıl olmalı?
Kategori sayfasında H1 kategori adı olmalı ve sayfada tek bir H1 bulunmalı. Metin içindeki ara başlıklar H2 olur.
Sık görülen iki hata var. Birincisi, temanın logoyu H1 yapması; o zaman her kategorinin H1’i marka adı oluyor ve hiçbiri kendi konusunu söylemiyor. İkincisi, metin içinde tekrar H1 kullanmak; sayfada iki H1 oluşuyor.
Ara başlıkları soru biçiminde kurmak işe yarıyor, çünkü o sorular zaten birer arama. “Nasıl seçilir”, “hangi malzeme daha dayanıklı”, “kaç numara almalıyım” gibi başlıklar hem gezinmeyi kolaylaştırıyor hem ek aramalardan görünürlük getiriyor.
Örnek iskelet
Kullandığım kalıp şu. Kategoriye göre başlıklar değişiyor ama yapı aynı kalıyor.
- Açılış, iki cümle. Bu kategoride ne var ve kimin için uygun.
- Nasıl seçilir. Karar verirken bakılan iki üç ölçüt, somut olarak.
- Seçenekler arasındaki fark. Malzeme, model ya da kullanım farkları. Tablo burada iyi çalışıyor.
- Kullanım ve bakım. Satın alma sonrası soruların cevabı.
- Alt kategoriler ve ilgili rehberler. İki ya da üç iç link.
Beş maddenin hepsini yazmak zorunda değilsiniz. Küçük bir alt kategoride birinci, ikinci ve beşinci madde yeterli oluyor.
| Bölüm | Kelime | Ne yapıyor |
|---|---|---|
| Açılış | 30-50 | Sayfanın konusunu netleştiriyor |
| Nasıl seçilir | 80-120 | Asıl arama niyetini karşılıyor |
| Farklar | 60-100 | Karşılaştırma aramalarını yakalıyor |
| Kullanım ve bakım | 50-80 | Satın alma sonrası aramaları yakalıyor |
| İç linkler | 20-30 | Ziyaretçiyi ve Google’ı yönlendiriyor |
Aynı metin birden çok kategoride kullanılabilir mi?
Kullanılmaması gerekiyor. Kelime değiştirilmiş aynı paragrafı otuz kategoriye dağıtmak, hiç metin yazmamaktan daha kötü sonuç veriyor.
Sebebi şu: Google birbirine çok benzeyen sayfalardan birini seçip diğerlerini dizine almıyor. Yani yazdığınız otuz metnin yirmi sekizi hiçbir işe yaramıyor, üstelik sitenin genel kalite izlenimini aşağı çekiyor.
Elinizde yüz kategori varsa hepsine birden metin yazmaya çalışmayın. Trafiği en yüksek on kategoriden başlayın ve ilerleyin. On iyi metin, yüz kopya metinden fazla iş yapıyor.
Üst ve alt kategoriler arasında da bu kurala dikkat edin. Üst kategori genel çerçeveyi, alt kategoriler kendi özel konusunu anlatır. Aksi hâlde kendi sayfalarınızı birbirine rakip yapıyorsunuz.
Boş kategorilerde ne yapmalı?
İçinde ürün olmayan kategoriyi açık bırakmayın. Ya ürün bağlayın ya kapatın.
Boş bir kategori sayfası hem ziyaretçi için hayal kırıklığı hem Google için düşük kalite sinyali. Metin yazmak bunu kurtarmıyor; ziyaretçi ürün görmeye geliyor ve ürün yok.
Sezonluk kategorilerde farklı davranın. Sezon dışında boşalan bir kategoriyi kapatmak yerine, sezonun ne zaman başladığını yazıp açık tutmak daha iyi. Biriken sıralamayı kaybetmiyorsunuz.
Sık yapılan hatalar
- Anahtar kelimeyi tekrar etmek. Aynı ifadeyi metne sekiz kez sıkıştırmak artık işe yaramıyor, hatta okunabilirliği bozuyor.
- Metni üste koymak. Ürünleri aşağı itmek dönüşümü düşürüyor.
- Genel geçer cümleler yazmak. “Kaliteli ürünlerimizi uygun fiyatlarla sunuyoruz” hiçbir soruyu cevaplamıyor.
- Ürünü bilmeyen birine yazdırmak. Dışarıdan bakan biri teknik olarak doğru ama içi boş bir metin üretiyor.
- Kampanya bilgisi yazmak. Kampanya bitiyor, metin kalıyor. Değişken bilgiyi metne gömmeyin.
- İç link vermemek. Metnin en kolay kazancını atlamak olur.
Dördüncü madde en çok etkisi olanı. Kategori metinlerini ürünü gerçekten bilen birinin yazması, iyi yazan ama ürünü bilmeyen birinin yazmasından daha iyi sonuç veriyor. Dili sonradan düzeltmek kolay, bilgiyi sonradan eklemek zor.
Yazdıktan sonra nasıl ölçülür?
Metni yayınlamadan önce o kategori sayfasının Search Console verisini dışa aktarın. Gösterim, tıklama, ortalama sıralama.
Altı ile sekiz hafta sonra aynı veriyi alıp karşılaştırın. Aradığınız şey gösterim artışı; tıklama artışı genelde biraz sonra geliyor.
Bir de hangi yeni sorgulardan gösterim aldığına bakın. Metinde cevapladığınız sorular yeni sorgular olarak görünmeye başlamışsa, metin işini yapıyor demektir.
Bu ölçümü yapmazsanız, yirmi kategori metni yazdıktan sonra hangisinin işe yaradığını bilemiyorsunuz ve bir sonraki yirmiyi aynı belirsizlikle yazıyorsunuz.
Filtre sayfalarına da metin yazılır mı?
Bazılarına yazılır ve bu atlanan bir fırsat. “Siyah deri bot 40 numara” gibi bir arama tam olarak bir filtre kombinasyonuna denk düşüyor ve o sayfa, ana kategori sayfasından daha isabetli bir cevap veriyor.
Ama hepsine yazmak mümkün değil; filtre kombinasyonlarının sayısı yüzleri aşıyor. Seçimi veriye bakarak yapın. Search Console’da filtre parametresi içeren adreslerden tıklama geliyorsa o sayfalar gerçek arama karşılıyor demektir ve metin yazmaya değer.
Böyle bir sayfa seçtiyseniz, onu artık bir filtre sayfası gibi değil ayrı bir kategori gibi ele alın. Kendi başlığı, kendi metni ve kendi iç linkleri olsun. Geri kalan filtre adreslerinin taranmasını ise sınırlamak mantıklı.
Metin tek dilde mi kalmalı?
Çok dilli bir mağazada kategori metinlerini makine çevirisiyle geçmek yaygın bir kestirme ve genelde geri tepiyor. Çeviri dilbilgisi olarak doğru olabiliyor ama hedef dilde kimsenin kullanmadığı ifadeler üretiyor.
Pratik bir orta yol var: kategori adlarını ve kategori metinlerini elle gözden geçirin, ürün açıklamalarında makine çevirisini kabul edin. Kategoriler az sayıda ve kazancın büyüğü orada; ürün sayısı yüzlerce olduğunda hepsini elle çevirmek gerçekçi değil.
Kim yazmalı?
Ürünü bilen biri. Bunu tekrar ediyorum çünkü en çok fark yaratan şey bu. İyi yazan ama ürünü bilmeyen birinin metni dilbilgisi olarak kusursuz, içerik olarak boş çıkıyor.
Pratik bir çalışma biçimi var: ürünü bilen kişi beş maddeyi madde madde yazsın, yazmayı bilen kişi onu metne dönüştürsün. Ben müşterilerimde böyle çalışıyorum, çünkü tersi işlemiyor.
Metin gerçekten sayfaya basılıyor mu?
Panelde yazdığınız açıklamanın sayfada göründüğünü varsaymayın; bazı temalar bu alanı hiç basmıyor. Yazdığınız bir cümleden birkaç kelimeyi sayfa kaynağında aratın.
curl -s https://magazaniz.com/collections/siyah-suet-bot | grep -c "süet ayakkabıda taban"
Çıktı 0 ise metin panelde duruyor ama sayfada yok demektir ve tema tarafında bir düzenleme gerekiyor. 1 veya daha büyük bir sayı görüyorsanız metin basılıyor.
Aynı komutu birkaç kategoride tekrarlayarak hangi şablonun metni bastığını, hangisinin basmadığını da çıkarabilirsiniz. Komutun çalışması için terminal yeterli; Windows’ta Git Bash işinizi görür.
Özetle
Kategori metni, o kategoriyi arayan kişinin seçim yapmasına yardım eden bir metin. İki yüz ile dört yüz kelime, ürün listesinin altında, her kategoriye ayrı yazılmış ve içinde gerçek bilgi olan. Bu dört şart tutuyorsa metin işini yapıyor; tutmuyorsa uzunluk bir şey değiştirmiyor.