
Kısa cevap: iyi bir SEO danışmanını kötüsünden ayıran şey portföyü değil, sorularınıza nasıl cevap verdiğidir. Aşağıdaki on soruyu sorun. Cevaplar net değilse, iş de net olmayacaktır.
Uygulamayı kim yapacak?
Bu listedeki en önemli soru. SEO işi iki parçadır: ne yapılacağına karar vermek ve onu sitede yapmak. Çoğu danışman yalnızca birincisini satar. Rapor gelir, maddeler doğrudur, ama paneli açacak kimse yoktur ve altı ay sonra aynı maddeler ikinci bir raporda tekrar karşınıza çıkar.
Sorun şu: “Bu düzeltmeleri siz mi uygulayacaksınız, yoksa bana liste mi vereceksiniz?” Cevap “liste veririz” ise, o listeyi uygulayacak kişiyi de bütçelemeniz gerektiğini baştan bilin.
Rapor ne içerecek?
İyi bir raporda üç şey vardır: ne yapıldı, neden yapıldı, sonuç ne oldu. Kötü bir raporda ise ekran görüntüleri, grafikler ve “çalışmalar devam etmektedir” cümlesi vardır.
Örnek isteyin. Gerçek bir müşterinin raporu olmasa bile anonimleştirilmiş bir sayfa gösterebilmeli. Gösteremiyorsa ya hiç yazmıyordur ya da gösterilecek hâlde değildir.
Hesaplar ve erişimler kimde kalacak?
Search Console, Analytics ve site paneli sizin adınıza açılmalı, danışman oraya davet edilmeli. Tersi olursa, yani hesaplar danışmanın adına açılırsa, ayrıldığınız gün veri geçmişiniz de gider.
Bu sık yaşanıyor ve genelde kötü niyetten değil, kolaylıktan oluyor. Yine de baştan konuşulmalı.
Garanti veriyor mu?
“İlk sayfa garantisi” diyen biriyle çalışmayın. Google’ın sıralama algoritmasına kimsenin erişimi yok; garanti verebilmek için sonucu kontrol edebiliyor olmanız gerekir. Edemezsiniz.
Verilebilecek taahhütler başkadır: hangi işlerin yapılacağı, ne sıklıkla raporlanacağı, hangi sürede teslim edileceği. Bunlar taahhüt edilebilir, sıra edilemez.
Kaç ayda sonuç bekleniyor?
Dürüst cevap aralıklıdır: teknik düzeltmelerin etkisi haftalar içinde görülebilir, içerik tarafı genelde üç ayı bulur, rekabetin yoğun olduğu kelimelerde daha uzun. “İki haftada ilk sayfa” diyen biri ya kelimeyi çok dar seçmiştir ya da doğruyu söylemiyordur.
Hangi altyapılarda çalışıyor?
WordPress, Shopify, ikas, Ticimax, T-Soft; her birinin izin verdiği ve vermediği farklı. Sizin altyapınızda daha önce çalışmamış biri, panelin neye izin verdiğini iş sırasında öğrenir ve bu size zaman kaybettirir.
Önceki işlerinde ne yaptı?
Müşteri adı vermesi gerekmez, çoğu zaman sözleşme engeldir. Ama anlatabilmeli: sektör neydi, sorun neydi, ne yapıldı, ne değişti. Anlatamıyorsa ya yapmamıştır ya da ne yaptığını bilmiyordur.
İçeriği kim yazacak?
Üç ihtimal var: danışman yazar, siz yazarsınız, ya da yapay zekâya yazdırılır. Üçü de olabilir, ama hangisi olduğu baştan belli olmalı. “İçerik dahil” cümlesi tek başına hiçbir şey ifade etmiyor; ayda kaç sayfa, kaç kelime, kim onaylıyor, bunlar yazılmalı.
Ücret neye göre belirleniyor?
Sabit paket fiyatı veren biri, sizin sitenize bakmadan fiyat veriyor demektir. Ücreti belirleyen şeyler bellidir: sitenin büyüklüğü, altyapı, çalışmanın kapsamı, uygulamanın dahil olup olmadığı. Bu dördü konuşulmadan çıkan rakam tahmindir.
Çıkarken ne bırakacak?
Çalışma bittiğinde elinizde ne kalacak? Yapılan değişikliklerin kaydı, adres eşleme dosyaları, panel ayarlarının ne olduğu. Bunlar bırakılmazsa bir sonraki kişi sıfırdan başlar ve siz aynı işi iki kez ödersiniz.
Ajans mı, freelance danışman mı?
Bu ayrı bir soru ve cevabı size bağlı. Kısaca:
| Konu | Ajans | Freelance danışman |
|---|---|---|
| Kiminle konuşursunuz | Müşteri temsilcisi | İşi yapan kişi |
| Uygulamayı kim yapar | Genelde başka bir ekip | Genelde aynı kişi |
| Kapasite | Yüksek | Sınırlı |
| Süreklilik | Kişi ayrılsa da devam eder | Kişiye bağlı |
Çok sayıda paralel iş çıkan büyük bir yapıysanız ajans mantıklı. Sitesinde gerçekten bir şeylerin değişmesini isteyen küçük ve orta ölçekli bir işletmeyseniz, işi yapan kişiyle doğrudan çalışmak genelde daha hızlı sonuç veriyor.
Görüşmede neyi dinlemeli?
İlk görüşmede soru soran taraf siz olacaksınız, ama karşı tarafın ne sorduğu da bilgi veriyor. İyi bir danışman sizin işinizi anlamaya çalışır. Cironuzun nereden geldiğini, hangi ürünün kâr marjının yüksek olduğunu, geçen yıl hangi dönemin iyi gittiğini sorar.
Hiç soru sormayıp doğrudan paket anlatan biri, size değil kendi hizmet listesine bakıyor. O listeden çıkacak iş de genel olur, sizin işinize özel olmaz.
Bir de şu var: ilk görüşmede size sitenizle ilgili somut bir şey söyleyebiliyor mu? Birkaç dakikalık bir bakışla bile fark edilecek şeyler oluyor. Hiçbir şey söylemeden teklif veren biri siteye bakmamış demektir.
Kötü sinyaller
Şunlardan biri varsa devam etmeyin:
- Belirli bir kelimede birinci sıra sözü veriyor
- Google ile özel bir ilişkisi olduğunu ima ediyor
- Ne yapacağını anlatmak istemiyor, kendi yöntemi olduğunu söyleyip geçiyor
- Çok sayıda link vaat ediyor
- Rapor örneği göstermek istemiyor
- Hesaplarınızı kendi adına açmayı teklif ediyor
Son madde en can sıkıcı olanı. Analytics ve Search Console mülkleri sizin adınıza açılmalı, danışman oraya kullanıcı olarak eklenmeli. Tersi olursa iş bittiğinde veriniz onunla gidiyor.
Sözleşmede ne olmalı?
Uzun bir metin gerekmiyor, ama şu başlıklar yazılı olmalı. Kapsam, yani hangi işlerin yapılacağı. Uygulamanın kimde olduğu. Raporun sıklığı ve içeriği. Ücret ve ödeme dönemi. Süre ve çıkış şartı. Üretilen içerik ve dokümanların kime ait olduğu.
İçerik hakkı maddesi atlanıyor ama sonra sorun oluyor. Yazılan metinler, hazırlanan analizler ve kurulan şablonlar iş bitince sizde kalmalı.
İlk ay nasıl geçmeli?
İlk ayda sıralamanın değişmesini beklemeyin, bu normal değil zaten. İlk ayda beklenecek şey başka: durumun netleşmesi.
Ayın sonunda elinizde şunlar olmalı. Sitenin mevcut durumuna dair bir tespit listesi. Hangi sayfanın hangi aramaya çalıştığına dair bir eşleştirme. Önceliklendirilmiş bir yapılacaklar listesi, her maddenin neden o sırada olduğu yazılı. Ölçüm için başlangıç kaydı.
Bunlar yoksa ikinci aya girmeden konuşun. İlk ay belirsiz geçtiyse altıncı ay da belirsiz geçiyor.
Ben nasıl çalışıyorum?
Şeffaf olmak adına kendi yöntemimi de yazayım. Önce ölçüyorum: sitenin teknik durumu, hangi sayfanın hangi aramada nerede olduğu, nerede kayıp var. Sonra yapılacakları gerekçesiyle yazıyorum, yani her maddenin yanında neden yapıldığı duruyor. Sonra uygulamayı kendim yapıyorum, panelde. Rapor da aynı mantıkla: ne yapıldı, ne değişti, sırada ne var.
Sıralama sözü vermiyorum. Verenlerden de uzak durmanızı öneririm, çünkü o sözü tutmanın tek yolu veriyi eğip bükmek oluyor.
Teklifleri nasıl karşılaştırmalı?
Üç teklif aldınız ve rakamlar birbirinden çok farklı. Bu normal, çünkü teklifler aynı işi tarif etmiyor. Karşılaştırmayı rakam üzerinden yapmak yerine kapsam üzerinden yapın.
| Soru | Neden sorulur |
|---|---|
| Ayda kaç saat ayrılıyor? | Aynı ücret, farklı emek olabilir |
| Uygulama dahil mi? | Sadece rapor veren teklif daha ucuz görünür |
| İçerik üretimi dahil mi, kaç yazı? | En büyük maliyet kalemi genelde bu |
| Teknik düzeltmeleri kim yapıyor? | Yazılımcı maliyeti sizde kalıyor olabilir |
| Rapor ne sıklıkta, ne içerikte? | Ekran görüntüsü raporu ile analiz aynı şey değil |
| Asgari süre var mı? | Çıkış şartı belirsizse pazarlık gücünüz kalmıyor |
Bu altı soruya aynı cevapları veren iki teklif karşılaştırılabilir. Cevaplar farklıysa karşılaştırdığınız şey ücret değil, iki ayrı iş.
Sizin tarafınızda ne gerekiyor?
Danışman seçimi tek taraflı bir iş değil. En iyi danışman bile şu üçü olmadan yavaş ilerliyor.
Karar verebilen bir muhatap. Her değişiklik için üç kişiden onay bekleniyorsa, iki haftalık iş iki ayda bitiyor.
Siteye erişim. Panele giriş, barındırma paneli ve gerekiyorsa bir yazılımcıya erişim. Bunların hiçbiri yoksa yapılabilecek iş rapor yazmakla sınırlı kalıyor.
Ürünü bilen biri. Kategori metinleri ve ürün açıklamaları için ürünü gerçekten bilen birinin bilgisi gerekiyor. Dışarıdan bakan biri o metni teknik olarak doğru yazar, ama içi boş kalır.
Bu soruları nasıl kullanmalı?
Listeyi ezberlemeniz gerekmiyor. Görüşmeye girerken yanınızda açık tutun ve cevapları not alın. İki ya da üç görüşme yaptıysanız, notları yan yana koyduğunuzda karar kendiliğinden netleşiyor. Aynı soruya birinin iki cümleyle, diğerinin yarım sayfayla cevap vermesi de bilgi veriyor.
Özetle
On bir soruyu sormak uzun görünüyor, ama bir görüşmede hepsi geçiyor. Cevapların netliği, danışmanın yöntemi hakkında reklam metninden çok daha fazlasını söylüyor. Net cevap veren biriyle çalışmak, iyi cevap veren biriyle çalışmaktan daha güvenli.
Son bir not
Bu listeyi kendi işimi anlatmak için değil, yanlış seçimlerin ne kadar pahalıya geldiğini gördüğüm için yazdım. Altı ay kaybetmek, bir danışmanın aylık ücretinden çok daha büyük bir maliyet. Soruları sorun, cevapları yazın, acele etmeyin.