
Kısa cevap: teknik düzeltmeler haftalar içinde, içerik çalışması üç ile altı ay içinde sonuç veriyor. Rekabetin yüksek olduğu aramalarda bu süre bir yılı aşıyor. Kesin bir tarih veren varsa bilmediği bir şeyi biliyormuş gibi söylüyor.
Bu soruyu hemen her ilk görüşmede duyuyorum ve haklı bir soru. Para harcayacaksınız, ne zaman karşılığını göreceğinizi bilmek istiyorsunuz. Aşağıda işin türüne göre gerçekçi aralıkları yazdım.
Hangi iş ne kadar sürede sonuç verir?
SEO tek bir iş değil, farklı hızlarda çalışan birkaç işin toplamı. Aynı takvime koymak beklentiyi bozuyor.
| İş | İlk etki | Oturması |
|---|---|---|
| Dizine alma engelinin kaldırılması | Günler | 1-2 hafta |
| Yönlendirme ve 404 temizliği | 1-2 hafta | 1 ay |
| Başlık ve açıklama düzenlemesi | 2-4 hafta | 2 ay |
| Kategori metinleri | 3-8 hafta | 3 ay |
| Mevcut içeriğin güçlendirilmesi | 1-2 ay | 3-4 ay |
| Yeni içerik | 2-3 ay | 6 ay |
| Otorite ve marka varlığı | 3-6 ay | 1 yıl ve üzeri |
Tablodan çıkan iki sonuç var. Birincisi, hızlı kazançlar üst satırlarda ve genelde teknik tarafta. İkincisi, kalıcı kazançlar alt satırlarda ve zaman istiyor.
İyi bir çalışma ikisini birlikte yürütüyor. Sadece hızlı işler yapılırsa üçüncü ayda duvara çarpılıyor; sadece uzun vadeli işler yapılırsa ilk üç ay bomboş geçiyor ve güven kayboluyor.
Teknik düzeltmeler neden hızlı?
Çünkü orada yeni bir şey kurmuyorsunuz, var olan bir engeli kaldırıyorsunuz. Sayfa zaten vardı, içerik zaten vardı, sadece Google göremiyordu.
Gördüğüm en hızlı sonuçlar hep bu kategoriden çıktı. Yanlışlıkla kapatılmış bir dizin, geliştirme ortamından kalan bir noindex etiketi, yanlış kurulmuş bir kanonik. Düzeltildiğinde sayfalar birkaç gün içinde dizine giriyor ve biriken değer geri geliyor.
Bu yüzden ilk ayda teknik tarafı önce ele almak hem daha verimli hem de motive edici. Ama bu kazanç bir kereliktir; engel kalkınca bitiyor.
İçerik neden yavaş?
Yeni bir sayfa yayınladığınızda Google onu önce bulması, sonra taraması, sonra dizine alması, sonra da nereye koyacağına karar vermesi gerekiyor. Bu zincirin her halkası zaman alıyor.
Üstelik ilk sıralama genelde nihai sıralama olmuyor. Sayfa dizine girdikten sonra bir süre dalgalanıyor, Google kullanıcıların nasıl davrandığını görüyor ve yeri zamanla oturuyor.
Pratikte şunu görüyorum: iyi yazılmış bir sayfa ikinci ayda görünmeye başlıyor, dördüncü ayda yerini buluyor, altıncı ayda kararlı hâle geliyor. Rekabet yüksekse bu süreler uzuyor.
Mevcut bir sayfayı güçlendirmek, yeni sayfa yazmaktan daha hızlı sonuç veriyor. Çünkü o sayfa zaten dizinde ve Google onu zaten tanıyor. Elinizde gösterim alan ama tıklanmayan sayfalar varsa, işe oradan başlamak en verimlisi.
Rekabet süreyi ne kadar etkiliyor?
Çok etkiliyor ve bu etki genelde hafife alınıyor.
Aynı kalitede bir sayfa, rekabeti düşük bir aramada altı haftada ilk sayfaya girebiliyor. Rekabeti yüksek bir aramada bir yıl sonra bile ikinci sayfada kalabiliyor. Fark sayfanızda değil, karşınızdakilerde.
Bunu baştan ölçmek mümkün. O aramayı yapıp şu an üstte çıkan on sonuca bakmak yeterli. Hepsi uzun süredir çalışan büyük siteyse süre uzun olacak. Arasında küçük siteler, bloglar ve forum sonuçları varsa süre makul.
Bu yüzden iyi bir çalışma hedef seçerken rekabeti hesaba katıyor. İlk altı ayda girilebilir aramalar hedeflenir, zor olanlar daha sonraya bırakılır. Tersi yapılırsa altı ay boyunca hiçbir şey hareket etmiyor.
Sektör ve site büyüklüğü fark yaratıyor mu?
Evet, iki açıdan.
Sitenin mevcut durumu. Üç yıldır yayında olan, dizine girmiş ve bir miktar dış linki olan bir site, yeni kurulmuş bir siteden çok daha hızlı hareket ediyor. Yeni alan adlarında ilk aylar genelde sessiz geçiyor.
Sayfa sayısı. Çok sayfalı bir sitede yapılacak iş daha fazla ama kazanç da daha büyük. Beş sayfalık bir sitede yapılabilecek şeyin bir sınırı var.
Sektörün kendisi de etkiliyor. Finans, sağlık ve hukuk gibi alanlarda Google daha temkinli davranıyor ve güven sinyalleri daha fazla ağırlık taşıyor. O alanlarda süre uzuyor.
Neden kesin süre verilmiyor?
Çünkü değişkenlerin bir kısmı kontrol dışında. Rakibin ne yapacağını, Google’ın ne zaman güncelleme yayımlayacağını ve o güncellemenin sizi nasıl etkileyeceğini kimse bilmiyor.
Kesin süre ve kesin sıralama sözü veren birine rastladığınızda şunu düşünün: o sözü tutmanın tek yolu, sözün ölçüsünü eğip bükmek oluyor. Rekabeti olmayan bir ifadede birinci sıraya çıkıp bunu başarı diye sunmak, teknik olarak doğru ama işe yaramayan bir rapor üretiyor.
Benim yaptığım şey süre sözü yerine süreç sözü vermek. Hangi işin ne zaman yapılacağı, hangi ölçütün takip edileceği ve hangi noktada yön değiştirileceği baştan yazılı oluyor. Sonuç gelmiyorsa bunu üçüncü ayda konuşmak, altıncı ayda konuşmaktan iyi.
İlk üç ayda ne beklemeli?
Üçüncü ayın sonunda elinizde şunlar olmalı:
- Sitenin teknik durumuna dair tespit listesi ve düzeltilenlerin kaydı
- Hangi sayfanın hangi aramaya çalıştığına dair eşleştirme
- Başlangıç kaydı ve ona göre karşılaştırma
- Teknik tarafta ölçülebilir bir iyileşme: dizine alınan sayfa sayısı, 404 sayısı, tarama hataları
- Gösterim tarafında bir hareket
Beşinci maddeye dikkat: üçüncü ayda tıklama değil gösterim hareket ediyor. Gösterim artıp tıklama artmıyorsa bu kötü bir haber değil, sıranın başladığının işareti.
Bunların hiçbiri yoksa üçüncü ayda konuşmayı açın. Altıncı ayı beklemenin bir faydası olmuyor.
Ne zaman vazgeçilmeli?
SEO uzun vadeli bir iş ama sonsuz sabır gerektirmiyor. Şu durumlarda yöntemi ya da çalıştığınız kişiyi değiştirmek mantıklı:
- Altı ay geçmiş ve yapılan işlerin yazılı bir kaydı yok
- Raporlar her ay aynı cümlelerle geliyor
- Teknik tarafta bile ölçülebilir bir iyileşme yok
- Önerilen işler hiç uygulanmıyor
Buna karşılık şu durumlarda beklemek doğru: işler yapılıyor ve kaydı var, gösterim tarafında hareket var, ama tıklamaya dönüşmesi için zaman gerekiyor. Bu normal bir eğri ve sabır burada işe yarıyor.
Sonuç nasıl ölçülür?
Süre sorusunun cevabı, neyi sonuç saydığınıza da bağlı. Yanlış ölçüt seçilirse iyi giden bir çalışma kötü görünüyor, kötü giden bir çalışma iyi görünüyor.
| Ölçüt | Ne söylüyor | Ne zaman bakılır |
|---|---|---|
| Dizine alınan sayfa sayısı | Teknik engeller kalkmış mı | İlk ay |
| Gösterim | Google sizi göstermeye başlamış mı | 2-3. ay |
| Ortalama sıralama | Hangi aramada neredesiniz | 3-4. ay |
| Tıklama | İnsanlar geliyor mu | 4-6. ay |
| Talep ve satış | Gelen trafik işe dönüşüyor mu | 6. ay ve sonrası |
Tablodaki sıra önemli. İkinci ayda satış ölçüp sonuç yok demek, henüz olgunlaşmamış bir ölçüte bakmak oluyor. O ayda bakılacak şey dizine alınan sayfa sayısı ve gösterim.
Toplam trafik rakamına tek başına bakmaktan da kaçının. Alakasız aramalardan gelen beş bin ziyaretçi, doğru aramalardan gelen iki yüz ziyaretçiden daha az iş yapıyor.
Reklamla karşılaştırınca durum ne?
Bu karşılaştırma sık yapılıyor ve ikisi gerçekten farklı işler.
Reklam aynı gün sonuç veriyor, bütçeyi kestiğiniz gün duruyor. SEO aylar sonra sonuç veriyor, çalışmayı bıraktığınızda bir süre devam ediyor. Biri kiralamak, diğeri inşa etmek gibi.
Pratik yaklaşım ikisini birlikte kullanmak. İlk aylarda reklam talep getiriyor, bu arada organik taraf kuruluyor. Altıncı aydan sonra organik taraf yük almaya başlıyor ve reklam bütçesi daha seçici kullanılabiliyor.
Reklamın bir faydası daha var: hangi aramaların gerçekten satışa dönüştüğünü hızlı gösteriyor. O veriyi organik içerik planını kurmakta kullanmak, tahminle ilerlemekten iyi.
Süreyi kısaltan şeyler var mı?
Hile yok ama hızlandıran şeyler var ve çoğu sizin tarafınızda.
Karar verebilen bir muhatap. Her değişiklik için üç kişiden onay bekleniyorsa iki haftalık iş iki ayda bitiyor. Sürenin uzamasının en yaygın sebebi teknik değil, bu.
Siteye erişim. Panele giriş ve gerekiyorsa bir yazılımcıya erişim. Olmadığında yapılabilecek iş rapor yazmakla sınırlı kalıyor ve rapor sıralamayı değiştirmiyor.
Ürünü bilen biri. Kategori metinleri ve ürün açıklamaları için ürünü gerçekten bilen birinin bilgisi gerekiyor. Dışarıdan bakan biri o metni teknik olarak doğru yazar ama içi boş kalır.
Doğru hedef seçimi. İlk aylarda girilebilir aramalara odaklanmak, zor olanlarla başlamaktan çok daha hızlı sonuç veriyor.
Bunların dördü birden varsa süre tablonun alt sınırına yaklaşıyor. Hiçbiri yoksa üst sınırı da aşıyor ve bunun sebebi çalışmanın kalitesi olmuyor.
Özetle
Teknik düzeltmeler haftalar, içerik üç ile altı ay, otorite bir yıl ve üzeri. İlk üç ayda bakılacak ölçüt tıklama değil, dizine alınan sayfa sayısı ve gösterim. Kesin tarih veren birine temkinli yaklaşın; süre sözü yerine süreç sözü isteyin.