log

WordPress SEO ayarları: eklenti, kalıcı bağlantı ve arşiv sayfaları

güncellendi 7 Ekim 2026 10 dakikalık okuma Refik Aslandoğdu

WordPress kalıcı bağlantı ayarları ekranında yazı adı seçeneğinin işaretli olması ve arşiv sayfalarının dizine alınmaya kapatılmış hâli

Kısa cevap: WordPress’te SEO ayarlarının çoğu eklenti değil karar meselesi. Hangi eklentiyi kurduğunuz, kalıcı bağlantı yapınızı doğru seçmekten ve arşiv sayfalarınızı ne yapacağınıza karar vermekten daha az önemli.

WordPress sitelerinde en sık gördüğüm tablo şu: üç farklı SEO eklentisi kurulu, ayarların hiçbiri yapılmamış ve kalıcı bağlantı yapısı varsayılan hâlinde. Eklenti sayısı arttıkça iş iyileşmiyor, çakışma başlıyor.

Hangi eklenti kurulmalı?

Tek bir SEO eklentisi kurun ve bir tanesinde kalın. İkisini birden çalıştırmak çift etiket üretiyor ve Google’a çelişkili sinyal gönderiyor.

Eklenti Güçlü yanı Dikkat edilecek
Yoast SEO En yaygın, dokümantasyonu geniş Ücretsiz sürümde yönlendirme yönetimi yok
Rank Math Ücretsiz sürümde daha fazla özellik, schema desteği iyi Ayar sayısı fazla, kurulumda dikkat gerekiyor
SEOPress Sade arayüz, hafif Topluluk ve kaynak daha az
The SEO Framework Çok hafif, reklam ve bildirim yok Daha az rehberli, elle ayar gerekiyor

Dördü de işi görüyor. Seçimi hangisinin daha iyi olduğuna göre değil, hangisinin arayüzüyle rahat çalıştığınıza göre yapın. Eklenti değiştirirken ayarların taşınması gerektiğini de hesaba katın; çoğunun içe aktarma aracı var.

Bir not: SEO eklentisi tek başına sıralama getirmiyor. Yaptığı şey, sizin vermeniz gereken bilgiler için alan açmak. Alanları boş bırakırsanız eklenti bir şey değiştirmiyor.

Kalıcı bağlantı yapısı ne olmalı?

Ayarlar bölümündeki Kalıcı Bağlantılar ekranı, WordPress’te verdiğiniz en kalıcı karar. Sonradan değiştirmek bütün adreslerin değişmesi demek.

Çoğu site için doğru seçim Yazı adı. Yani siteniz.com/yazi-adi/. Tarih içeren yapılar içeriği eskimiş gösteriyor; sayısal yapılar ise adresten ne olduğu anlaşılmıyor.

Blog dışında bir yapı kurmak istiyorsanız, örneğin bütün yazıları /blog/ altında toplamak, bunu baştan yapın. Yayında olan bir sitede bu değişiklik yüzlerce yönlendirme gerektiriyor.

Zaten yayında olan ve yanlış yapıda olan bir site için tavsiyem şu: trafiği iyiyse dokunmayın. Kazancı, değişikliğin riskini karşılamıyor. Site yeniyse ya da zaten taşınacaksa, o zaman düzeltin.

Arşiv ve etiket sayfaları ne yapılmalı?

WordPress varsayılan olarak kategori, etiket, yazar ve tarih arşivleri üretiyor. Bunların çoğu, çoğu site için gereksiz.

  • Kategori arşivleri. Açık tutun ve her birine bir açıklama metni yazın. Bunlar gerçek arama alan sayfalar.
  • Etiket arşivleri. Çoğu sitede kapatın. Etiketler genelde özensiz kullanılıyor ve her etiket neredeyse aynı yazıları listeleyen bir sayfa üretiyor.
  • Yazar arşivleri. Tek yazarlı sitelerde kapatın; ana sayfanın kopyası oluyor. Çok yazarlı sitelerde açık tutmak anlamlı.
  • Tarih arşivleri. Neredeyse hiçbir sitede işe yaramıyor, kapatın.
  • Medya ek sayfaları. Her yüklenen görsel için bir sayfa üretiliyor. Bunları görselin kendisine yönlendirin ya da kapatın.

Son madde, dizinde yüzlerce boş sayfa biriken sitelerin en yaygın sebebi. SEO eklentilerinin hepsinde bu ayar var ve genelde doğru hâlde geliyor, ama eski sitelerde kontrol etmek gerekiyor.

Kapatmak derken kastettiğim, sayfanın dizine alınmaması. Sayfayı tamamen erişilemez yapmak gerekmiyor; noindex yeterli.

Site haritası doğru mu?

WordPress’in kendi ürettiği bir site haritası var, SEO eklentileri de kendilerini üretiyor. İkisi birden çalışıyorsa birini kapatın.

Kontrol edilecek şeyler: harita Search Console’a bildirilmiş mi, içinde kapattığınız arşiv sayfaları duruyor mu, kaç adres bildiriyor ve Google kaçını almış.

Haritada kapattığınız sayfaların durması çelişkili bir sinyal. Eklentiler bunu genelde kendi başına yönetiyor ama ayarları elle değiştirdiyseniz kontrol edin.

WooCommerce tarafında ne değişiyor?

WooCommerce kurulu bir sitede dikkat edilecek yerler artıyor.

Ürün ve kategori önekleri. WooCommerce varsayılan olarak /urun/ ve /urun-kategorisi/ gibi önekler kullanıyor. Bunlar ayarlardan değiştirilebiliyor, hatta kaldırılabiliyor. Yayına almadan önce karar verin.

Filtre ve sıralama adresleri. Her filtre kombinasyonu bir adres üretiyor ve sayı hızla büyüyor. Bunların taranmasını sınırlamak büyük kataloglarda gerekiyor.

Sepet, hesap ve ödeme sayfaları. Bunların dizine girmemesi gerekiyor. WooCommerce çoğunu kendi kapatıyor ama kontrol etmeye değer.

Stokta olmayan ürünler. Ürün kalıcı olarak kalktıysa yönlendirin. Geçici olarak yoksa sayfayı açık tutun ve ne zaman geleceğini yazın; sayfayı kaldırmak biriken değeri çöpe atıyor.

Ürün açıklamaları. Üreticiden kopyalanan metinler WooCommerce’te de aynı sorunu yaratıyor. Google kopya metinli sayfaları dizine almakta isteksiz davranıyor.

Hız tarafında neye bakmalı?

WordPress’te hız sorunu neredeyse her zaman üç yerden geliyor: eklenti sayısı, tema ve görseller.

Eklenti sayısı tek başına bir ölçüt değil, ama her eklenti sayfaya kendi dosyasını ekliyor. Yirmi eklentili bir sitede bu yük toplanıyor. Kullanılmayan eklentileri devre dışı bırakmak değil, silmek gerekiyor.

Tema tarafında, çok amaçlı ve her şeyi yapan temalar genelde ağır oluyor. Sayfa kurucu eklentilerle birlikte kullanıldığında yük daha da artıyor.

Görseller en kolay kazanç. Yüklediğiniz dosya 4000 piksel genişliğindeyse ve sayfada 800 piksel gösteriliyorsa, ziyaretçiye gereksiz veri gönderiyorsunuz. Yüklemeden önce boyutlandırmak ve modern bir biçim kullanmak ciddi fark yaratıyor.

Kontrol listesi

Ayar Nerede Doğru hâli
Arama motoru görünürlüğü Ayarlar, Okuma İşaretli olmamalı
Kalıcı bağlantılar Ayarlar, Kalıcı Bağlantılar Yazı adı
SEO eklentisi Eklentiler Tek tane
Etiket ve tarih arşivleri Eklenti ayarları Dizine alınmasın
Medya ek sayfaları Eklenti ayarları Görsele yönlendirilsin
Site haritası Eklenti ayarları Tek harita, bildirilmiş
Kategori açıklamaları Yazılar, Kategoriler Dolu

Bu yedi maddeyi geçmek bir öğleden sonra sürüyor ve çoğu sitede ikisi ya da üçü yanlış çıkıyor.

Tema değiştirirken nelere dikkat etmeli?

WordPress’te en çok kayıp yaratan işlem tema değişikliği. Sebebi şu: SEO ile ilgili pek çok şey tema dosyalarının içinde duruyor ve tema değiştiğinde onlar gidiyor.

Yeni tema kurulduktan sonra sırayla kontrol edin: her sayfada bir tane H1 var mı ve o H1 sayfanın konusunu söylüyor mu, kırıntı yolu çalışıyor mu, kanonik etiketi doğru adrese işaret ediyor mu, schema işaretlemesi duruyor mu, analitik kodu sayfalarda var mı.

Logo H1 olarak işaretlenmiş temalar yaygın. O durumda her sayfanın H1’i marka adı oluyor ve hiçbir sayfa kendi konusunu söylemiyor. Düzeltmesi küçük bir kod değişikliği ama fark edilmezse aylarca öyle kalıyor.

Tema değişikliğini canlı sitede denemeyin. Bir deneme ortamında kurup kontrol listesini orada geçin, sonra canlıya alın.

Çoklu dil kurarken ne olur?

İkinci bir dil eklemek, WordPress’te adres yapısını değiştiren bir karar. Çeviri eklentileri genelde alt dizin yapısı kuruyor, yani siteniz.com/en/ gibi.

Dikkat edilecek iki şey var. Birincisi hreflang etiketleri; her dilin diğerine ve kendine işaret etmesi gerekiyor. Eklentiler bunu genelde kendi yapıyor ama kontrol etmeye değer, çünkü yarım kurulmuş hreflang hiç kurulmamışından daha karışık.

İkincisi makine çevirisi. Otomatik çevrilen sayfalar hedef dilde kimsenin aramadığı ifadeler üretiyor. En azından kategori adlarını ve sayfa başlıklarını elle gözden geçirmek gerekiyor.

Bir de şu: ikinci dili yarım bırakmayın. Yarısı çevrilmiş bir site, hiç çevrilmemiş bir siteden kötü duruyor.

Eklenti sayısı gerçekten sorun mu?

Sayının kendisi değil, ne yaptıkları sorun. Beş hafif eklenti, iki ağır eklentiden iyi.

Yük yaratan tipik eklenti türleri: sayfa kurucular, slider ve galeri eklentileri, sosyal medya beslemeleri, canlı sohbet araçları ve her sayfada çalışan istatistik eklentileri. Bunların çoğu sayfaya kendi JavaScript ve CSS dosyasını ekliyor, o sayfada kullanılmasa bile.

Pratik kontrol: bir yazı sayfasını tarayıcının geliştirici araçlarında açın, ağ sekmesinde yüklenen dosyalara bakın. Tanımadığınız dosya adları eklentilerden geliyor. Hangisinin ne işe yaradığını bilmiyorsanız o eklenti muhtemelen gerekli değil.

Yedek ve güncelleme düzeni nasıl olmalı?

Bu doğrudan bir SEO ayarı değil ama SEO kaybının en sık sebeplerinden biri. Bir eklenti güncellemesi beklenmedik bir şey yapıyor, kimse fark etmiyor ve haftalar sonra trafikte bir düşüş görülüyor.

İşe yarayan sade bir düzen şu: otomatik yedek açık olsun ve yedekler siteden ayrı bir yerde tutulsun. Büyük güncellemeler önce bir deneme ortamında denensin. Güncelleme sonrası ana sayfa ve bir yazı sayfası açılıp kaynak kodda başlık, kanonik ve analitik kodu kontrol edilsin.

Bir de değişiklik kaydı tutun. Tarih ve ne yapıldığı yazan basit bir not dosyası yeter. Trafikte bir düşüş olduğunda ilk sorulacak soru o tarihte ne değiştiği oluyor ve bu kayıt olmadan cevap vermek zor.

Hangi işten başlamalı?

Elinizde sınırlı zaman varsa sıra şöyle. Önce arama motoru görünürlüğü kutusunu kontrol edin, çünkü işaretliyse geri kalan hiçbir şeyin önemi yok. Sonra tek bir SEO eklentisinde karar verin ve diğerlerini silin. Sonra arşiv sayfalarını kapatın. Sonra kategori açıklamalarını yazın. En sonda hız tarafına geçin.

İlk üç madde bir saatte bitiyor. Dördüncüsü asıl işin olduğu yer ve en çok zaman isteyen kısım, çünkü metinleri ürünü bilen birinin yazması gerekiyor.

Ayarları dışarıdan nasıl doğrularsınız?

Panelde doğru görünen bir ayarın sayfaya yansıdığını görmek ayrı bir iş. Üç komut en sık bozulan üç şeyi kontrol ediyor.

curl -s https://siteniz.com/ | grep -o '<meta[^>]*noindex[^>]*>'
curl -s https://siteniz.com/robots.txt | grep -i disallow
curl -s https://siteniz.com/ornek-yazi/ | grep -o '<h1[^>]*>[^<]*'

Birinci komut hiçbir şey yazmamalı. İkincisinde beklemediğiniz bir dizin görmemelisiniz. Üçüncüsü tek bir satır döndürmeli ve o satır yazının başlığı olmalı; marka adı dönüyorsa tema logoyu H1 yapmış demektir.

Üçü de terminalden çalışıyor; Windows’ta Git Bash. Tema değiştirdikten sonra bu üçünü tekrar geçirmek, en çok kayıp yaratan hataları aynı gün yakalıyor.

Kaynaklar

İlgili yazılar

← log'a dön