
Kısa cevap: sıralamanız aynı kalıp tıklamanız düşüyorsa, cevap sonuç sayfasında veriliyor olabilir. Bunu Search Console’da gösterim ile tıklamayı yan yana koyarak görürsünüz. Çözüm sıralama çalışması değil, tıklamayı hak eden bir sebep vermek.
Bu yazı kaybı bulmaya ve ne yapılacağına odaklanıyor. Google’ın özetlerinin ne olduğunu ve nasıl oluştuğunu AI Overviews nedir yazısında anlattım.
AI Mode ile AI Overviews arasındaki fark ne?
İkisi karıştırılıyor ama farklı yerlerde duruyorlar.
AI Overviews, normal arama sonuç sayfasının üstünde çıkan özet. Siz aramayı yapıyorsunuz, sonuçlar listesi yine orada, sadece üstüne bir özet eklenmiş oluyor. Organik sonuçlar aşağı iniyor.
AI Mode, aramanın ayrı bir sekmesi gibi çalışıyor. Orada klasik sonuç listesi yok; bir sohbet akışı var ve cevapların içinde kaynak linkleri duruyor. Kullanıcı soruyu sorup takip soruları sorabiliyor.
| Başlık | AI Overviews | AI Mode |
|---|---|---|
| Nerede | Normal sonuç sayfasının üstü | Ayrı sekme ya da arayüz |
| Organik liste | Altında duruyor | Yok, kaynak linkleri var |
| Kullanım biçimi | Tek arama | Takip soruları, sohbet |
| Search Console’da görünür mü | Gösterim olarak sayılıyor | Ayrıştırılmış veri yok |
| Tıklamaya etkisi | Ölçülebilir, dolaylı | Ölçülmesi daha zor |
Son iki satır pratik açıdan en önemli. Google bu trafiği ayrı bir boyut olarak raporlamıyor, yani elinizdeki veri dolaylı. Kesin rakam veren araçlara da temkinli yaklaşmak gerekiyor; o rakamların nasıl üretildiği genelde açıklanmıyor.
Kaybı Search Console’da nasıl bulursunuz?
Üç adımda çıkıyor.
Birinci adım: Performans raporunu açın, gösterim ve tıklama kutularını birlikte işaretleyin, son on altı aya alın. İki çizgiyi üst üste görün.
İkinci adım: Aradığınız desen şu: gösterim sabit ya da artıyor, tıklama düşüyor, ortalama sıralama değişmiyor. Üçü birlikte bu hâldeyse cevap sonuç sayfasında veriliyor demektir.
Üçüncü adım: Sorgular sekmesine geçin, aynı dönem karşılaştırmasını yapın ve tıklama oranı en çok düşen sorguları sıralayın. Çıkan listeye bakın; bilgi soran, nedir ve nasıl türü sorgular üstte toplanıyorsa teşhis netleşiyor.
Bu listeyi aldıktan sonra o aramaları kendiniz yapın. Özet çıkıyor mu, çıkıyorsa kaynak olarak kimler gösterilmiş, siz var mısınız? Bu elle kontrol beş dakika sürüyor ve veriyi gözle doğruluyor.
Hangi sayfalar daha çok etkileniyor?
Dağılım eşit değil ve bu, ne yapacağınızı belirliyor.
- Tanım ve bilgi yazıları. En çok etkilenen grup. “Nedir” sorusunun cevabı özette veriliyor.
- Adım adım anlatan rehberler. Özet adımları sıralıyor, detay için tıklanıyor. Kısmen etkileniyor.
- Karşılaştırma içerikleri. Özet genel bir karşılaştırma veriyor ama somut detay için tıklama sürüyor.
- Ürün ve kategori sayfaları. Az etkileniyor. Satın alma niyetli aramalarda özet daha seyrek çıkıyor.
- Marka aramaları. Neredeyse etkilenmiyor.
Listeye bakıp panik yapmak yerine şunu görün: kaybedilen içerik türü, internette yüz kere yazılmış genel bilgiyi tekrar eden sayfalar. O sayfalar zaten kırılgandı.
Bunun ne kadar yaygın olduğunu kendi alanımda ölçtüm. SEO ile ilgili 29 Türkçe aramanın 28’inde özet çıkıyordu. Örneklem küçük ve tek konuya bakıyor, o yüzden genel bir yüzde olarak sunmuyorum. Ama kendi alanınız için pratik sonucu şu: bilgi yazılarında özetle karşılaşmak artık arızi bir durum değil, varsayılan durum.
Bu, içerik planını değiştiriyor. Tanım yazısını “özet çıkmazsa tıklanır” beklentisiyle yazmak boşa kürek çekmek oluyor. Aynı yazıyı, özetin veremeyeceği bir şey taşıyacak biçimde kurmak gerekiyor: kendi ölçtüğünüz bir rakam, güncel bir fiyat aralığı, elle hazırlanmış bir karşılaştırma. Yazıyı silmek değil, içine özette bulunamayacak bir şey koymak.
Kaynak olarak çıkmak için ne yapılır?
Özetin kaynak olarak gösterdiği sayfalar genelde o aramada zaten iyi sıralanan sayfalar. Yani klasik arama görünürlüğü hâlâ zemin.
Bunun üzerine eklenen şeyler var:
Cevabı en başta verin. Sayfanın ilk paragrafı soruyu doğrudan cevaplıyorsa alıntılanma şansı artıyor. Girişte kendinizi tanıtmaya başlarsanız alıntılanacak bir cümle bulunmuyor.
Ara başlıkları soru biçiminde kurun. Böylece her bölüm kendi başına bir cevap bloğu oluyor.
Somut bilgi koyun. Rakam, tablo, adım listesi. Belirsiz ifadeler alıntılanmıyor.
İçeriği güncel tutun. Güncellenme tarihi görünür olsun ve gerçekten güncellenmiş olsun.
Metni okunabilir hâlde sunun. İçerik tamamen JavaScript ile oluşturuluyorsa ya da görsele gömülüyse okunmuyor.
Tıklamayı hak eden sebep nasıl verilir?
Bu, işin en önemli kısmı ve en çok atlanan yeri. Özette bulunamayacak bir şey sayfada olmalı.
İşe yarayan şeyler: kendi ölçümünüzden çıkan bir rakam, güncel fiyat aralığı, stok durumu, hesaplama aracı, karşılaştırma tablosu, kendi tecrübenizden somut bir örnek, indirilebilir bir şablon.
Mevcut içeriğinizi silmeye kalkmayın. Tıklama kaybeden bir sayfa hâlâ dizinde duruyor ve hâlâ marka izi bırakıyor. Yapılacak iş silmek değil, o sayfaya özette bulunamayacak bir şey eklemek. Bu, yeni yazı yazmaktan hem daha hızlı hem daha isabetli, çünkü o sayfanın hangi aramadan trafik aldığını zaten biliyorsunuz.
Marka araması neden önem kazanıyor?
Çünkü etkilenmeyen tek alan orası. Birisi markanızın adını arıyorsa özet onun yerine geçmiyor; o kişi sizi arıyor.
Pratik sonuç şu: marka bilinirliğine yapılan yatırım, dolaylı olarak organik trafiği de koruyor. Sektör yayınlarında geçmek, kendi verinizi paylaşmak, konuşmalar yapmak, işinizi görünür kılmak. Bunların hiçbiri klasik SEO işi değil ama etkisi oraya da yansıyor.
Search Console’da marka aramalarını ayırıp ayrı takip etmeye değer. Markasız aramalarda tıklama düşerken marka aramalarında artıyorsa, tablo sandığınız kadar kötü değil.
Raporlama biçimi değişmeli mi?
Bence evet ve ben değiştirdim. Toplam trafik rakamı tek başına giderek daha az şey söylüyor.
Bunun yerine takip ettiğim şeyler: hangi aramadan kaç kişi geldi, gelenlerin kaçı talep bıraktı, marka araması ile markasız arama ayrı ayrı nasıl gidiyor, gösterim ile tıklama arasındaki makas nasıl değişiyor.
Bu kurguda yüzde on trafik düşüşü kötü bir haber olmayabiliyor; aynı dönemde talep sayısı artmışsa iş iyi gidiyor demektir. Tersi de doğru: trafik artıp talep sabit kalıyorsa yanlış aramalardan ziyaretçi geliyor.
Bu durum ne kadar kalıcı?
Dürüst cevap: kimse bilmiyor ve kesin konuşanlara temkinli yaklaşmak doğru. Arayüzler sık değişiyor, özetin çıkma sıklığı dönem dönem farklılaşıyor ve Google bu konuda ayrıntılı veri paylaşmıyor.
Gözlemlenebilen eğilim şu: bilgi soran aramalarda tıklamanın azalması ve satın alma niyetli aramaların daha değerli hâle gelmesi. Bu eğilim doğruysa pratik sonucu belli, trafik sayısını hedef almak giderek anlamsızlaşıyor.
Bu yüzden içerik planını buna göre kurmak mantıklı. Genel bilgi tekrar eden sayfalara yatırım yapmak yerine, sizden başkasında olmayan bilgiyi içeren sayfalara yatırım yapmak. İkincisi hem özete dayanıklı hem zaten daha değerli.
Ne yapmamak gerekiyor?
- İçerik silmek. Tıklama kaybeden sayfa hâlâ dizinde ve hâlâ işe yarıyor. Silmek kaybı büyütüyor.
- Botları engellemek. Google’ın tarayıcısını engellemek özetten çıkmanızı sağlıyor ama arama sonuçlarından da çıkarıyor. Bedeli kazancından büyük.
- Tek günlük veriye bakıp karar vermek. Search Console verisi dalgalanıyor; yedi günlük ortalamayla bakmak daha sağlıklı.
- Her düşüşü özete bağlamak. Sıralama da düşmüşse sebep başka yerde. Üç sinyale birlikte bakmak gerekiyor.
- Doğrulanamayan araç rakamlarına güvenmek. Anılma oranı veren araçların yöntemi genelde açıklanmıyor.
Ölçümü nasıl kurarsınız?
Bu alanda konuşmak çok kolay olduğu için basit bir takip düzeni kurmak gerekiyor. Ayda bir saat yeterli.
- Markasız aramalarınızı Search Console’da ayrı bir bölümde takip edin, marka aramalarını filtreyle ayırın.
- Gösterim ile tıklama arasındaki makası aylık not edin. Makas açılıyorsa cevap sonuç sayfasında veriliyor demektir.
- En çok tıklama kaybeden on sorguyu listeleyin ve o aramaları elle yapıp özet çıkıp çıkmadığını doğrulayın.
- Sohbet araçlarından gelen yönlendirmeleri analitikte ayrı bir bölümde takip edin.
- Talep ve satış sayısını aynı tabloya yazın, çünkü asıl ölçüt o.
Üç ay sonra elinizde bir eğilim oluyor. Kesin rakam değil ama kararı yönlendirmeye yeter. Bu alanda zaten kesin rakam yok; olduğunu söyleyen araçlara temkinli yaklaşmak doğru.
Hangi işten başlamalı?
Elinizde sınırlı zaman varsa sıra şöyle. Önce ölçümü kurun, çünkü kaybın gerçekte ne kadar olduğunu bilmeden harcanan emek yanlış yere gidiyor. Sonra en çok tıklama kaybeden beş sayfayı seçin ve her birine özette bulunamayacak bir şey ekleyin. Sonra marka tarafına bakın.
Bu sıranın mantığı şu: ilk adım bir günlük iş, ikinci adım iki haftalık, üçüncüsü aylarca süren bir iş. Sondan başlamak ilk üç ayı boşa harcamak demek.
Rakipleriniz ne durumda?
Bu kayıp size özel değil, aynı aramalarda yarışan herkes aynı durumda. Bunu bilmek kararı kolaylaştırıyor, çünkü yarışın zemini herkes için aynı şekilde kaydı.
Pratik bir kontrol: kaybettiğiniz aramaları yapıp özette kaynak olarak kimlerin gösterildiğine bakın. Sürekli aynı iki üç site çıkıyorsa, onların o sayfalarında ne olduğunu inceleyin. Genelde göreceğiniz şey somut bilgi olacak: tablo, rakam, adım listesi.
Makası kendi verinizde nasıl ölçersiniz?
Search Console’dan sorgu bazında dışa aktarım alın, sonra tıklama oranı en çok düşen sorguları çıkarın.
awk -F, 'NR>1 && $3>200 {oran=$2/$3*100; printf "%.1f%% %6d %s
", oran, $3, $1}' sorgular.csv | sort -n | head -25
Çıktı, en az iki yüz gösterim almış ve tıklama oranı en düşük yirmi beş sorguyu veriyor. Listenin başında bilgi soran, nedir ve nasıl türü sorgular toplanıyorsa teşhis netleşiyor: cevap sonuç sayfasında veriliyor.
Dosyada sütun sırası tıklama, gösterim, sorgu olmalı; Search Console dışa aktarımında bu sıra değişebiliyor, bir kez kontrol edin. Windows’ta Git Bash, macOS ve Linux’ta terminal yeterli.
Özetle
AI Overviews normal sonuç sayfasının üstünde, AI Mode ayrı bir arayüzde duruyor. Kaybı bulmak için gösterim, tıklama ve ortalama sıralamaya birlikte bakılır; gösterim sabit, tıklama düşük ve sıralama aynıysa teşhis nettir. Çözüm sıralama çalışması değil, sayfaya özette bulunamayacak bir şey eklemek.